< !!! HER TELDEN ÇALAN BLOG !!! - Blogcu - Sayfa 3









Çanakkale Şehitleri'ne!

    Bir destanın yazıldığı ve bu uğurda yüzbinlerce vatan evladının şehit düştüğü 18 Mart günündeyiz. Yurdun doğusundan-batısından, kuzeyinden-güneyinden bu cepheye koşup Çanakkale Zaferi'ni elde eden Aziz Çanakkale Şehitleri'ni bir kez daha rahmetle anıyoruz. Vatanın bütünlüğünü korumak için canlarını feda eden dedelerimizin o gün yaptıklarını unutmamalı ve bıraktıkları mirası korumalıyız. Ülkemiz üzerinde oynanan sinsi planlara, kültürel yapımızı, kardeşliğimizi bozmaya çalışanlara karşı tek bir vücut olarak karşı koymalı ve atalarımıza layık olmalıyız. Umarım herkes bugünün anlamını yüreğinde hissedebilir.


                                                                

                                                                               Mehmet Akif ERSOY

"Türkiye = Demokrasi Ülkesi" Diyebilir misiniz?

    Hükümetler yıkılır, seçim olur, yerine yenisi gelir. Yerine 'halkın seçtiği' yeni bir umut gelir. Halk, siyaset sahnesinde oynayacak oyuncularını seçer ve onları meclise yani sahneye yollar. Seçtikleri oyuncuların sergiledikleri performanstan hoşnut kalmazsa halk-yani seyirciler-bir sonraki seçimi bekler ve beğenmediği oyuncuları siyaset sahnesinden uzaklaştırır. Yani iş halkta biter, o ne isterse o olur. İşte buna demokrasi denir. Halkın egemenliği cumhuriyet devletlerinin gereği demekse ve bu da demokrasi ile sağlanıyorsa şu günlerde içinde bulunduğumuz durum 'demokratik olarak tanımladığımız' ülkemizde aslında demokrasinin yaşanmadığını ortaya koymuyor mu? Siz halkın seçtiği bir partiye açıkça karşı olduğunuzu kastederek gecenin bir yarısı bir bildiri yayınlıyorsunuz, ülkeyi allak bullak edip seçime sokuyorsunuz, aynı parti % 50'ye yakın oyla geldikten sonra bile halkın kararını tamamiyle göz ardı edip hukuğu demokrasiye müdahale aracı olarak kullanıyorsunuz ve halkın kendisini temsil yetkisi verdiği partiyi kapatmaya kalkıyorsunuz. Cumhuriyet rejiminde eğer halkın üzerinde başka bir güç olmaması gerekiyorsa ve biz de kendimize "cumhuriyet devletiyiz, demokratiğiz" diyorsak bu tip antidemokratik hareketlerin milletin iradesini ortadan kaldırmaya hakları olamaz.

    Daha önceden halk iradesine yapılan müdahalenin 22 Temmuz seçimlerinde nasıl geri teptiğini hep beraber gördük. Şimdi yapılan hukuki müdahalenin de iktidar partisine zarar vermeyeceğini, onları daha da güçlü kılacağını düşünüyorum. Yapılan bu demokrasi dışı eylemler hedefteki partiyi güçlendirmekten başka bir işe yaramıyor çünkü.

    Diyelim ki iktidar partisi kapanmadı ama bu süreç içinde halk iradesi yıpratıldı ve yeni bir seçime gidilmek zorunda kalındı. Hedefteki, istenmeyen bu parti sizce önceki oy oranını (% 46) koruyabilir mi? Hepinizin bir tahmini olacaktır elbette. Sonuçta çoğunuz benim gibi bu partinin oy oranının artacağını söyleyeceksiniz. Oyu veren halk, oyunu bu partiye değil, demokrasiye verecektir, kendi kararına yapılan saygısızlığa cevap olarak aynı partiye oy verecektir, demokrasinin korunması gerektiğinin bilincine sahip olarak müdahale eden çevrelere "benim kararımı sorgulayamazsın" diyecektir.

    Şimdi size soruyorum: DEMOKRATİK BİR ÜLKENİN VATANDAŞI MISINIZ?

    Yorum olarak sadece EVET ya da HAYIR diyebilirsiniz. Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin, onlar kararlarınıza müdahale ederken çekiniyorlar mı?

Fenerbahçe, Tarihinde İlk Kez Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali'

      İTİNA İLE TARİH YAZILIR

    Artık bu tarihi, bu yılı, bu saati, kısaca bu anı hiçbir Fenerli unutmayacak. 4 Mart 2008 Salı'yı 5 Mart 2008 Çarşamba'ya bağlayan gece, Fenerbahçe tarihindeki çok özel bir gece artık. O gece Fenerbahçe son iki yılın UEFA şampiyonu ve Avrupa'nın en iyi ekipleri arasında yer alan bir takım olan Sevilla'yı deplasmanda, maça 2-0 yenik başladığı halde, çimlere gömmesini bildi ve sadece Fenerbahçe taraftarlarına değil tüm Türkiye'ye çok önemli bu zaferi yaşattı.

Fotoğraf www.sporx.com'dan alınmıştır.

    Zaferde tabii ki tüm futbolcuların emeği var ama benim izlediğim kadarıyla maçın kazanılmasında müthiş emek sarfeden Uğur Boral, maçı döndüren Deivid ve penaltılardaki kurtarışları ile, maçın başında yediği hatalı goller sonrası hem kendini affettirip hem de yola devam etmemizi sağlayan, Volkan maçın yıldızlarıydı. Tüm futbolcularımıza sonsuz sevgiler. Ve yine tabii ki büyük Fenerbahçe Taraftarı ile Fenerimize destek olan tüm Türkiye'ye de sonsuz teşekkürler. Bu takımın buralara kadar gelmesindeki en önemli pay sahiplerinden biri de Başkan Aziz Yıldırım'dır. Başkanlığı sırasınca her geçen yıl Fenerbahçe'nin gücüne güç katmasında emeği büyüktür. Başkanımıza ve başarılı Fenerbahçe Yönetimi'ne de saygılarımı iletiyorum.

    Darısı Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali'ne ve Türkiye Süper Ligi'ne. Ne Mutlu Fenerliyim Diyene!...

Kendini Onarabilen Malzeme Geliştirildi

    Sizi bilmem ama bu haberi ilk okuduğumda şu hakkında birçok şey duyduğumuz ama hala gerçek olup olmadıklarını bilemediğimiz UFO'lar geldi aklıma. Ünlü Roswell Olayı'nda düştüğü iddia edilen uçan diskin yapılmış olduğu metalin de bu tür özelliklere sahip olduğundan bahsedilir. Yani kendi kendini tamir edebilme özelliği. Sözüm ona, bu araca ait metal bir parça kesilip ikiye ayrılmak istendiğinde, kesmeye başladığınız uçtan başlayarak metal parçaların tekrar birleştiği söylenmektedir.

    Haberin tamamı aşağıda (Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/). UFO teknolojisine doğru adım adım ilerliyoruz, ne dersiniz?



    Fransız bilim adamları, ikiye kesilse bile kendini onarabilen ve yeniden yapışabilen bir materyal geliştirdiler.
Nature dergisinde yayınlanan bilimsel makaleye göre, henüz ad verilmeyen ve bir tür yapay lastik olarak tanımlanan materyal, bitkisel yağ ve idrarın içindeki bir bileşikten yapıldı. Yeni geliştirilen bu malzeme, kesildiğinde, diğer tarafına güçlü kimyasal çekim özelliğini koruyan bir yüzey üretiyor. Böylece kesilen materyal, yapıştırıcı veya başka bir özel muameleye gerek kalmadan hiç ayrılmamış gibi yeniden yapışıyor. Fransız araştırmacılar, bu materyalin üretiminde “Molekül Mühendisliği”nden yararlandılar.



Fenerbahçe'ye Yine Türkiye Kupası Hayal Oldu

    Böyle bir maç ancak GS-FB maçı olabilirdi. Bu kadar kart görme, bu kadar tartışma, bu kadar olay ancak Türk futbolunun bu iki ezeli rakibi arasında yaşanabilirdi. Günler öncesinden maçın sonucu hakkında tahminlerde bulunuyordu herkes, ama kimse derbinin bu kadar karta gebe olacağını düşünememişti sanırım.

    Fenerbahçe yıllardır alamadığı Türkiye Kupası'nı bu sefer de elinden kaçırdı. 9 kişi iken son dakikalarda yediği golle kupaya veda etti. 2-1'lik sonuçla yarı final biletlerinin sonuncusunu Galatasaray kaptı. Uzun zamandır oylamanıza sunduğum ankette Fenerbahçe'ye 15, Galatasaray'a 10 oy verilmiş ve neticede Fener'in yarı finalist olacağı tahmin edilmişti sizler tarafından. Fakat bu sefer yanlış tahminde bulundu ziyaretçilerimiz (ben dahil ).

    Fener'e gönül veren sevgili taraftar arkadaşlara geçmiş olsun dileklerinde bulunurken rakibimiz Cimbom taraftarlarını da tebrik ediyorum. Biz Fenerliler Sevilla maçında umarım bu üzüntüyü büyük bir galibiyetle unuturuz. Saygılar...

Helal Sana Semih !

    Fenerbahçe'nin son iki yılın UEFA şampiyonu Sevilla'yı devirmesi biz Fenerlileri çok sevindirdi. Benim bu yazıda Fenerbahçeli oyuncu Semih için diyeceğim bir iki şey olacak. Skor 2-2 iken son anlarda maça dahil olan Semih için aklımdaki düşünce "acaba bu sefer de atar mı?" oldu. Düşüncemi, hayalimi haklı çıkaran Semih'e kendim ve tüm Fenerliler adına teşekkür ediyorum. 'Son dakikaların adamı Semih', seni böyle hatırlayacağım sanırım hayatım boyunca, "maça son anlarda girerdi ve can veren golünü atardı" diyeceğim hep. Teşekkürler Semih, yolun açık olsun.

Fotoğraf www.sporx.com'dan alınmıştır.

Bilinmeyen Canlılar

    Antarktika denizlerinde araştırmalarını sürdüren bilim adamları 6 metrelik deniz anaları ve 40 santimetrelik örümcekler buldu. Avustralya'dan Güney Okyanusu'na gelen ve 3 gemiden oluşan araştırma ekibi, yaklaşık 1000 metre derinlikteki deniz canlılarını görüntülemeyi başardı. Aurora Australis araştırma gemisinin lideri Avustralyalı bilim adamı Martin Riddle, irilik kavramının Antarktika sularında son derece belirgin olduğunu kaydetti. Riddle, "Muazzam büyüklükte solucanlar, dev kabuklular ve örümcekler topladık. Hepsi derinlerde karanlıkta yaşıyor. Oldukça büyük gözlere ve çok garip görünüşlere sahipler" dedi. Okyanusun derinliklerinde video kaydı yaptıklarını belirten Riddle, su altındaki dağlarda ve vadilerde gördüklerini 'hayret verici' olarak nitelendiriyor.


    Avustralya, Japonya ve Fransa'ya ait üç gemideki bilim adamları, 200 - 1400 metre arasındaki derinliklerde bulunan dev yaratıkların ağırlıklarının 30 kilodan fazla olduğunu, tespit ettikleri canlıların yüzde 25'inin 'bilinmeyen' sınıfına girdiklerini aktarıyor.


19.02.2008


    Bu fotoğraftaki canlının adı hindistan cevizi yengeci (coconut crab). Haberde yer alan canlılardan biri değil, fakat gerçekten ilginç bir görüntüsü olduğu için vermek istedim. İlgilenenler için daha fazlası burada (ingilizce).



 

Otobotlar Değişin!

    1990'ların çocukları bu lafı iyi hatırlayacaklardır. Transformers adlı çizgi filmi ilgiyle takip ederlerdi o dönemin minikleri. "Otobotlar değişin!" dendiğinde bizim robotlar araba, kamyon, tır ve jet gibi çeşitli araçlara dönüşürlerdi. 2007'de sinemalarda da filmini izlediğimiz Transformer'lar yavaş yavaş gerçeğe dönüşüyorlar gibi. Aşağıdaki videoyu izleyince dediğimi anlayacaksınız.



« Önceki :: Sonraki »
Her Telden Calan Super Blog
Haber
Google PageRank 
Checker - Page Rank Calculator